Ahududunun Faydaları

A , C, E ve folik asit vitaminlerini yönünden zengin içeriğe sahip olan ahududunun faydaları, yan etkileri ve zararları nelerdir?


Ahududunun Faydaları
Ahududunun Faydaları

Son Güncelleme

Ahududu

Ahududu veya frambuaz (rubus idaeus) gülgiller (rosaceae) familyasından,  yaz ve sonbahar mevsiminde kırmızı, pembe, sarı renkli ve tatlı meyveler veren bir bitki türü adıdır. Üzümsü meyveler grubunda yer alan ahududu dünya genelinde geniş yayılma alanına sahip olup, Asya,  Avrupa ve Amerika’nın ılıman iklim kuşağında doğal olarak yetişmektedir.

Ahududu Türkiye’nin kuzeyinde, batıdan doğuya uzanan bir kuşak boyunca doğal olarak yetişmektedir. Bu yörelerde çeşitli isimlerle (ağaç çileği, ayı üzümü, more, madımak, kavuklu çilek, kırmızı böğürtlen gibi) adlandırılmaktadır. Ahududunun uzun yıllardır yabani formlara göre daha verimli ve kaliteli pek çok kültür çeşitleri geliştirilmiş olup dünyanın değişik ülkelerinde bu çeşitlerin yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Faydaları nelerdir?

  • Zayıflamayı Kolaylaştırır: Bu meyve diyet lifi ve manganez açısından zengindir. Lif sindirim sürecini yavaşlatarak daha uzun süre doygunluk hissi sağlarken manganez metabolizma hızını yükseltir ve yağ yakımını sağlar. Eğer zayıflarken lezzetli ve etkili bir alternatif arayışındaysanız frambuaz en iyi alternatiflerden biri olabilir.
  • Kırışıkları Azaltır: Ahududu kırışıklıkları azaltır,cildi güneşin zararlı etkilerinden korur. C vitamininin antioksidan etkileri yaş lekelerini ve renk farklarını etkili biçimde azaltır. Parlak bir cilt için ahudududan etkili bir yüz maskesi yapılabilir. 1 kase yoğurt ile 2 kase taze ahududuyu karıştırarak tamamen birbirine karışıncaya kadar blenderdan geçirir. Karşımını yüzünüze uygulayıp, 15 dakika bekleyerek yıkayın.
  • Yaşa bağlı maküler dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı) önler: Yaşa bağlı maküler dejenerasyonu önlemek için etkili bir çözüm olabilir. Bu durumda retina hasarı sebebiyle görüş bölgesinin orta noktasında görüş kaybı oluşabilir, kuru veya yaş tip makuler dejenerasyon oluşabilir.
  • Enfeksiyonları ve Kanseri Önler: Ahududu ellagik asit içeren güçlü bir antioksidan kaynağıdır ve antioksidan oranları domatesten 10 kat daha fazladır. Meyve içerdiği kaemferol,  kuersetin ve siyanidin bazlı moleküller olan siyanidin-3-rutinosid ve siyanidin-3-glükozil rutinosid ile hücre membranlarına serbest radikallerin verdiği istenmeyen hasarı oksidatif stres dahil çok yönlü biçimde durdurabilir. Antosiyoninlere dönüşen bu moleküller meyveye kendine özgü kırmızı rengini verir;  ender antioksidan ve antimikrobiyal özellikler gösterirler. Genellikle vajinal enfeksiyonlara ve iltihaplı bağırsak sendromuna yol açan belirli bakteri ve mantarların vücutta aşırı çoğalmasını önleyebilirler.
  • Son araştırmalara göre ahududunun kansere karşı kalkan oluşturan özellikleri vardır. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalara göre meyve, kolon kanseri dahil diğer kanser türlerinde kanserli hücre bölünmesini ve tümör gelişimini önleyici potansiyel göstermektedir.
  • Genel Sağlığı Artırır: Ahududu, böğürtlen ve üzüm çeşitlerinin tümü metalloproteinaz enzimleri içermektedir. Bu enzimler dokuların gelişimi ve yenilenmesi için çok önemlidir ancak aşırı yüksek miktarlarda üretilirlerse kanser gelişimi için katalizatör olabilirler. Meyve ayrıca yüksek miktarda C vitamini, riboflavin, folat, magnezyum, manganez, niasin, potasyum ve bakır içerir.
  • Genel Olarak Kadın Sağlığını Artırır, Emziren ve Hamile Kadınlar İçin Faydalıdır: Bu meyveler her yaştan ve cinsiyetten insan için faydalıdır ancak özellikle hamile ve emziren kadınlara faydaları ön plana çıkar. Meyvesinin yanı sıra yaprakları da bitki çayı olarak kullanılabilir. Yapraklarından yapılan çay adet düzenini sağlar ve aşırı kanamaları önler. Hamile kadınlarda mide bulantısını, doğum kanamasını ve ağrıyı azaltır ve doğuma yardımcı olur. Emziren kadınlarda meyveyi tüketmek, meyvenin veya yapraklarının çayını içmek anne sütünü artırır.
  • Doğurganlığı Artırır: C vitamini ve magnezyum içeriğiyle hem kadın hem de erkeklerde doğurganlığı artırabilir. Bir teoriye göre içerdiği antioksidanlar sperm sağlığını korur, hamile kalmayı kolaylaştırır ve düşük riskini düşürür.
  • Bağışıklık Sistemini Güçlendirir.
  • Yüksek Besin Değeri Taşır.
  • Şeker Hastaları İçin Güvenli ve Faydalıdır: Kırmızı ahududu meyvesi ve diğer çoğu berry tipi meyve tip 2 diyabet hastalığı olanlarda insülin hassasiyetini artırabilir. Meyve içerdiği antosiyaninlerle açlık plazma glukoz seviyelerini düşürebilir ve kolesterol seviyelerini düzenleyebilir.
  • Kardiovasküler Sağlığı Korur: Potasyum içeriğiyle nabzı ve tansiyonu düzenleyebilir. Ayrıca kırmızı kan hücrelerinin bileşiminde yer alan manganez, bakır ve demir açısından zengindir.
  • Ruhsal Durumu ve Hafızayı Güçlendirir: Ahududu tüketmek beyin hasarını ve yaşlanmaya bağlı hafıza kaybını önleyebilir. Genel stresi azaltarak yaşlanma kaynaklı diğer durumlara olumlu etkilerde bulunur. Araştırmalara göre berry türlerinden yüksek meyve tüketen insanlarda bilişsel gerileme daha az görülmektedir.

Kullanımı

Ahududu bitkisinin yaprakları taze ya da kurutulmuş olarak bulunabilir ve diğer bitkilerle karıştırılarak bitki çayı biçiminde tüketilebilir. Ahududu yapraklarının alt kısımları gümüş ve beyaz renklerindedir. Buradan ayırt edebilirsiniz. Bitki çayı olarak tüketilmesinin dışında bitkinin meyvesi herhangi bir işlem yapmaksızın tüketilebilir. Ayrıca tatlılarınızda,  pastalarınızda süsleme olarak ya da aroma olarak kullanabilirsiniz.  Ahududunu, doğru şartlarda saklarsanız kış aylarında da kullanmanız mümkündür. Meyveyi buzdolabı poşetlerinde saklayabilir ve kışın tatlı tariflerinizde yer verebilirsiniz. Ayrıca aşırı olgunlaşmış ahududularından reçel yapılabilir. Başka benzer tatlardaki meyvelerle karıştırılarak çeşit çeşit reçeller hazırlanabilir.

Reçeli nasıl yapılır?

Ahududu Reçeli

Malzemeler:

  • 1 kg ahududu
  • 1 çorba kaşığı limon suyu
  • 1 kg toz şeker

Yapılışı:

Taze ahududuları alıp temizce yıkandıktan sonra bir süzgece koyup birkaç dakika suyunun süzülmesini bekleyin. İsterseniz dondurulmuş ahududuyu da marketlerden alabilirsiniz.  Ahududuları pişireceğiniz tencereye alıp şekeri üzerine ilave edin.  Şekerle buluşturmuş buzdolabına koyarak bir gece bekletin.  Bir gece bekledikten sonra ahududular iyice suyunu salmış olacaklardır.

Ertesi gün buzdolabından çıkarıp ocağın üzerine alıp kısık ateşte biraz kaynamasını bekleyin.  Kaynamaya başladıktan sonra ahududu reçelinin ağır ağır kaynayarak koyulaşmasını bekleyin. Kaynayan reçelin üzerinde pembe köpükler oluşacaktır.  Köpükleri tahta kaşık yardımıyla her birikmede alın.

Koyulaşan ahududu reçelini ocaktan indirmeden önce limon suyunu ilave ederek 5 dk daha kaynatın.

Reçeli sıcakken kavanozların içine doldurun.  Kavanozun etrafını sildikten sonra kapağını iyice kapatın. Arkasından reçel kavanozu muzu ters çevirin.

Kendi mutfağımızda hazırlamış olduğumuz ahududu reçeli 1 gün dinlendikten sonra serin ve kuru bir yerde istediğiniz kadar bekletebilirsiniz.

Zararları

Ahududu meyvesinin içeriğinde bulunan bileşenler vücutta östrojen hormonun salgılanmasını arttırır. Bazı kanser türleri (göğüs kanseri, rahim kanseri, yumurtalık kanseri, endometriyozis ve uterus fibrioidler) sahibi olan kişilerin çok sık tüketmemesi gerekir. Aksi halde farkında olmadan hastalığın ilerlemesine neden olabilirler. Bunun yanında hastalığa yakalanma riskini de arttırırlar.

Östrojen salgısını arttırmasından dolayı hamilelikte çok fazla tüketilmesi düşüğe neden olabilir. Ayrıca doğum sancısını azaltması için doğum yapan kadına fazla verilirse, bazı ters etkiler doğabilir.

Emzirme döneminde annelerin ahududuyu çok sık tüketmemesi gerekir. Çünkü meyvedeki bileşenler vücutta çeşitli değişimler yaratarak bebeğin gelişimine olumsuz etki edebilir.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir